Nisan 21, 2014
 
 
 
 
 
 
Yorum 06 Mayıs 2011, Cuma 0 0 0 0

5. sınıf Resim Eğitimi kitabında müstehcen resimler

Rezilliğin ve dilim söylemeye varmıyor ama kepazeliğin bu kadarı olur mu demeyin. Bu toprakların bitmek, tükenmek bilmeyen dertlerinden biri olan kitap sorunu hakkında yaza yaza bir haller olduk. Eli kalem tutan her kişi bu konuyu muhakkak yazmıştır. Devleti, hükümeti şikayet etmiş, kitap sorunumuzun çözülmesi için her kapıya başvurulmuştur. Nihayet geçen yıl sevindirici bir habere şahit olmuştuk.

Eğitim Bakanlığı rıza göstererek, 80’in üzerinde Türkçe kitabın çevirisi için yeşil ışık yakmış, kısmen de olsa kitap sıkıntısıyla yanıp tutuşan bağrımıza su serpmişti. Kim nasıl düşünüyor bilmiyorum ama bu karar benim için tarihi nitelikteydi. Bir çağ atlamaydı. Bağımsızlıktan bu yana Türkler için elle tutulan, gözle görülen somut bir adımdı. Geçen yıldan bu yana kaç kitap çevrilip basıldı bilmiyorum, ama öğrencilerin ellerinde gördüğümüz yeni Türkçe kitaplar, basılan kitap sayısının hayli yüksek olduğunu gösteriyor.

Ancak, geçen günlerde 2010 yılında basılan ve Makedonca’dan çevrilen 5. sınıflar için Resim Eğitimi kitabını gözden geçirirken, (sanattan anlamayan ve sanat anlayışı hiç olmayan bir kardeşiniz olarak), bazı sayfalarda sanat eseri niyetiyle konulan müstehcen heykel, sulu boya ve tablo resimlerine rastladım. Önce inanamadım. Daha doğrusu çocuklarımızın bu kitaplarla eğitim gördüğüne inanmak istemedim. Aklım bunu idrak etmek istemedi. Kitabın sayfalarını tek tek dakikalarca evirdim çevirdim. Belki haklı değilim, belki yanılıyorum, belki diye diye bu mevzuyu sizlerle paylaşmak istedim. Sırasıyla siz değerli okurlarımıza gördüklerimi arzedeyim. 5. sınıflar için resim eğitimi kitabı, sayfa 78. “Mekânda şekillendirme-Modelaj” başlığı altında Michelangelo: Davut ve İnsandaki Oran heykelleri. Yılan tanrıçası Girit Terakkota sayfa 73. Henri Matisse: Stüdyoda Nü (akt) mürekkep pene sayfa 63. Buna benzer müstehcen görüntülere 45. sayfa da yer alıyor. 35 ve 39. sayfada da aynı görüntüler mevcut.   Sanat eseri diye kitaba konulan en vahim görüntüler 49. sayfada yer alıyor. Konstantin Kaçev: Lihnida, tuval üzerine yağlı boya, Amadeo Modigliani: Çıplak Kadın, tuval üzerine yağlıboya, hatıra ve öpücük mermer heykel ve resimleri insanın kanını donduruyor.

Aslında keşke kitabı elime almasaydım da bu görüntüleri görüp bu köşeyi boşuna iştigal etmeyip de daha farklı yazıyla sizlere hitap etseydim diye düşünüyorum. Durdum bekledim, vicdanım sızladı. Eğer bu sanat ve resim eğitimiyse o zaman pes doğrusu. 5. sınıf çocuklarına böyle bir eğitim verilir mi verilmez mi bilmiyorum. Bu resimlerle sanat nasıl öğretilir anlamıyorum. Sanat anlayışı buysa diyeceğim bir şey yok.

Velhasıl, kitap çevirileri genelde makedonca kitaplara göre yapılıyor. Yerli müelliflerin yazdığı kitap sayısı çok az ya da neredeyse hiç yok. Diğer çocukların önüne koyulan bu ve buna benzer kitapların bizim çocukların önüne koyulmasını doğru bulmuyorum. Ne pahasına olursa olsun, sadece kitap çevirisi olsun diye bu ve buna benzer kitapların çevirileri de yapılmamalıdır. Çeviri yapılırken seçici ve özenli olmalıyız. önümüze konulan her kitabı, kitabımız yok diye çevirmemeliyiz. Çocuklarımızın önüne böyle muhtevalı kitaplar konulacak yerde daha iyi kitapsız resim eğitimi görsünler velhasıl...

E-bülten Üyelik